Beşiktaş Marşı

Yağmur yağar kar yağar,
Ardından güneş doğar,
Yağmur ıslatmaz bizi,
Etkilemez bizi kar.

Haydi şansın bol olsun,
Kale gollerle dolsun.
Helal olsun, helal olsun, helal olsun…

Beşiktaş, Beşiktaş,
Kara kartalım benim.
Beşiktaş, Beşiktaş,
Yeşil sahalar senin.

Haydi bir hücum daha,
Gösterme müsamaha.
Rakibin rezil olsun,
Fırtınaya tutulsun.

Oyna ki top yorulsun,
Kupalar senin olsun.
Helal olsun, helal olsun, helal olsun…

Beşiktaş, Beşiktaş,
Kara kartalım benim.
Beşiktaş, Beşiktaş,
Yeşil sahalar senin.

Sen Gidince

Sen varken her şey güllük gülistanlık,
Kuşlar ötüyor,
Güneş parlıyor tepede,
Çiçeklerin kokusunu alıyorum.
Kafam da çalışıyor.
Sen gidiyorsun,
Aklım da peşin sıra gidiyor.
Kuru bir ağaç gibi kalıyorum.

Renkler

Olmuyor,
Anlaşamıyoruz bir türlü,
Benim kara dediğime ak diyorsun,
Ak dediğime kara.
Kim bilir anlaşabilirdik belki de.
Renkler olmasa.

Bebeğim

Erkek olacak diyordum,
Lami cimi yoktu,
Kesindi yani.
Başka seçeneği düşünemiyordum.
Çapkın gönlüme rağmen.
Geleneksel düşünceler içindeydim,
İşte böyle bir ortamda sen doğdun…
Ve ben, o anda,
Tarifsiz kederlere boğuldum.
Hemşireden,
Seni ilk kez kucağıma aldığımı hatırlıyorum,
Baktım yüzüne,
Ayıramadım senden gözlerimi.
Buruşuk bebeğim…
Nasıl oldu bilmiyorum.
Küçücük avuçlarına aldın yüreğimi,
Ve hala avuçlarında yüreğim…

Somut Yalnızlık

Yalnızlığıma dokunuyorum,
Hissediyorum,
Öylesine somut, ve öylesine hissiz,
Alıp elime bir odaya koyuyorum,
Kilitliyorum kapıyı,
O yalnız, ben yalnız,
Ve belli ki sen olmazsan,
Öylece kalacağız.
Yalnızlığım orada,
Ben burada,
Sensiz…
Her şey anlamsız.
İçimdeki boşluk evrene fazla,
Öylesine sınırsız…

Vaat

Köşeleri olmayan bir dünyanın çocuğuyum ben
İşte bu yüzdendir ki,
Yönleri ayırt edemiyorum,
Rastgele gidiyorum.
Neden beni suçluyorsun sevgilim?
Ben değilim.
Ara ve bul,
Neden bu hayal kırıklığın?
Cenneti sana vaat eden kim?
Ben sana hiçbir şey vaat etmedim ki…

Duru

Suyu doldururken bardağa,
Akışı düşündürüyor bana seni,
Yürüyüşündeki ahengi,
Berraklığı bakışında,
Saflığı,
Ve vazgeçilmezliği vurguluyor su.
Kıpırdıyor içimdeki bildik duygular,
Öylesine duru…

İpte İki Cambaz Bir

Her istediğini yapmak,
Ve yaptırmak istersin bana,
Haydi rasgele diyelim,
Fakat rasgeleyle olmaz.
Ben kadere de inanmıyorum üstelik,
Ben kaderden anlamam,
Kader benden anlamaz.
Sen kaderimin merkezinde görüyorsun kendini,
Kasılma öyle,
Bir düşün hele,
Bir ipte iki cambaz oynamaz.

Karşı Koyamıyorum

Kapıldım gidiyorum o güzel hayaline
Yüzümde sıcaklığı ateşli nefesinin.
Şarkımızı söyleyen ince tatlı sesine
Karşı koyamıyorum, karşı koyamıyorum.

Öyle bir haldeyim ki nefes alamıyorum.
Ne kadar zorlasam da sensiz olamıyorum.
Beni düşlere salan o masmavi gözlere,
Karşı koyamıyorum, karşı koyamıyorum.

Öyle sessiz kalırdı sen olmasaydın dünya.
Gerçek değil önümde sanki gördüğüm rüya.
Beni sana bağlayan böyle güçlü duyguya.
Karşı koyamıyorum, karşı koyamıyorum.

Mızıkçı

Bunca emek, bunca çaba,
Her gün güneşe çıkardığım,
Suladığım çiçek,
Neden solsun?
Şeytan mı karıştı işimize acaba?
Karıştıysa defolsun.
Yok eğer mızıkçılık yapıyorsan,
Bir daha uyarmam ha,
Bu son olsun.